Archived entries for eleştirel bakış

Bankacılık, kısmi rezerv ve hesap işletim ücreti

BankingGerçek mi şehir efsanesi mi bilmiyorum ama çok eskiden İngiltere’de olduğu söylenen bir bankacılık hikayesi var. Birbirine iki rakip banka, birbirinin pazar payını kapmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Promosyonlar, reklamlar, karalamalar… aklınıza ne gelirse. Sonra bunlardan biri, fısıltı gazetesini kullanarak diğer bankanın iflasın eşiğinde olduğu yalan haberini yayıyor. Bu haberi duyan bütün mevduat sahipleri batmak üzere olan bankadaki tüm paralarını çekmeye başlıyor ve banka gerçekten batıyor.

Continue reading…

Petrol, otomotiv, ölüm medeniyeti

Global WarmingMeksika körfezinde deniz dibindeki petrol kuyusunun yol açtığı sızıntı durdurulamıyor. Deniz tabanına indirilen ve sızıntının olduğu noktaya oturtulan oda şeklindeki içi boş blok işe yaramadı. Petrolün oraya dolmasını sağlayıp sonra yukarda tankerlerle almayı planlamışlardı. Kuyudan günde 757.000 litre petrol deniz suyuna karışıyor. Bazı yerlerde bu 757.000 litre petrolün günlük parasal değeri de yazılmıştı. Hızla bedeninize giren bir merminin maliyetini hesaplar gibiydi. Bedeninizde açtığı deliğin büyüklüğüne, döne döne parçaladığı ciğerinizin sağa sola sıçrattıklarına bakıp, merminin kalibresini hesaplayıp “Ne kadar harcandığını?” buluyordunuz. Benimse Meksika körfezi aklıma geliyor, derin mavisi. Çok mu romantiğim? Yok ya, çok gerçekçiyim. O derin mavinin içinde ölen balıklar, yosunlar, balık ekmek arasında yedikleriniz, hiç mi hiç bilmedikleriniz ve belki de hiç kimsenin bilmedikleri, Kaptan Custo belgeselleri, planktonlar ve balinalar hepsi ölüyor. Ölü mavinin içinde sizin kanserli mideleriniz var. Çocuklarınızı usulca kemoterapiye yatırıyorsunuz ya da çok çok övünülerek her yıl keşfedilen ve hiçbir boka yaramayan tıp endüstrisi ürünlerinin boş umuduna. Her gün Meksika körfezinde 757.000 litre ölüyoruz.

Continue reading…

Dunning-Kruger Sendromu

Gaye’den eposta ile gelmiş, Yılmaz aracı oldu ne olduğu öğrenmeme. Arkadaşımla aynı duyguları paylaşıyorum ve ben de plazalarda tasma takmayı reddediyorum.

Televizyon izlerken birilerine bakıp da “Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş” diye düşündüğünüz oldumu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp “Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?” diye iç geçirdiniz mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD’li bu hissi çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:

Continue reading…

Harçsız öğrenci pasaportu

Eğer eğitim amaçlı yurt dışına çıkıyorsan pasaport harcı ödememek senin kanuni hakkın. Azıcık inat, azıcık sabır ile gayet de dünyanın en pahalı har(a)ç soygununu aşabilirsin. Tek ihtiyacın olan şey; maymundan aptal, ülke adına iyi birşey yaptığını zannederek kanunsuzluk ile para ödetmeyi dayatan, okumuş cahil devlet memurlarına sabırla laf anlatma gücün. Yalnız karşısındaki memurun her dediğine emme basma tulumba gibi kafa sallayan, diğer bir deyişle koyun vatandaşsan bu harcı öpe öpe ödetirler, hiç uğraşma. İlk bilmen gereken şey; kanun! 492 sayılı Harçlar Kanunu, sayfa 17, Madde 85′de der ki; Continue reading…

Köprünün altında gülümseyen çıplak adam

Birbirine çok benzeyen iki kimlik krizi yaşadım. Birincisi, sanırım herkesin yaşadığı ergenlik dönemlerinde gelen olağan hayatı sorgulama nidalarıydı. Önce psikoloji ardından felsefe geldi. İnanç birkaç seneliğine olsa da imdadıma yetişti.

Ardından gerçekten acı çektiğim, tanrıya “yalvarırım varlığımı yok et!” diye haykırırken üzüntüden kalbimin ve düşünmekten başımın ağrıdığı arayış geldi. Nedeni çok basitti.

Continue reading…



Copyright © 2004–2009. All rights reserved.

RSS Feed. This blog is proudly powered by Wordpress and uses Modern Clix, a theme by Rodrigo Galindez.