Dört düşman
“Carlos Castaneda’nın “don Juan’ın Öğretileri” kitabından değişiklik yapılmış alıntıdır” -kirpit
Carlos Castaneda (CC): Bilgi adamı olmak için insan ne yapmalıdır öyleyse?
don Juan (dJ): Dört doğal düşmanına meydan okuyup onları yenmelidir.
CC: Bu düşmanları yenen herkes bilgi adamı olur mu?
dJ: Hepsini yenen, herkes bilgi adamı olabilir.
CC: Bu düşmanlarla savaşıma geçmeden önce yapılması gereken başka şeyler yok mudur?
dJ: Yoktur. Her isteyen, bilgi adamı olmayı deneyebilir; ama çok azı gerçekten başarır bu işi; doğal bir şey bu. Bilgi adamı olma yolunda karşılaşılan düşmanlar gerçekten korkunç şeylerdir; çoğu insan yeni düşer onlara.
CC: Nasıl düşmanlar bunlar don Juan?
… uzun bir süre cevap vermedi.
CC: Peki ben don Juan, ben bir bilgi adamı olabilir miyim?
dJ: Bu tamamen senin dört düşmanınla savaşının sonucuna bağlı. Ayrıca bilgi adamı olmak sürekli değildir ki! Bir insan tam olarak bilgi adamı olamaz zaten. Ancak çok kısa bir an için olunuverir bilgi adamı, dört düşmanı yendikten sonra.
CC: Söylesene don Juan, nasıl düşmanlar bunlar?
don Juan:
Bir insan öğrenmeye başlayınca, amaçlarının neler olduğunu kesin olarak bilmez. Başka bir niyeti vardır, amaçları belirgin değildir. Hiçbir zaman gerçekleşemeyecek ödüller ummaktadır. Çünkü öğrenmenin zorluklarını bilmiyordur henüz.
Yavaş yavaş öğrenmeye başlar; önceleri azar azar, sonra da büyük parçalar halinde. Çok geçmeden düşünceleri çatışır. Öğrendiği şey umduğu, düşlediği gibi çıkmamıştır. Bu durum onu korkutur. Öğrenim, hiç de beklendiği gibi olmamıştır. Öğrenimin her adımı yepyeni görevler yükler insana; kişinin korkuları acımasızca birikirler, baş kaldırırlar. Bir savaş alanına döner yaşamı.
İşte doğal düşmanların birincisiyle böyle karşılaşılır: korkuyla!