Köprünün altında gülümseyen çıplak adam

Birbirine çok benzeyen iki kimlik krizi yaşadım. Birincisi, sanırım herkesin yaşadığı ergenlik dönemlerinde gelen olağan hayatı sorgulama nidalarıydı. Önce psikoloji ardından felsefe geldi. İnanç birkaç seneliğine olsa da imdadıma yetişti.

Ardından gerçekten acı çektiğim, tanrıya “yalvarırım varlığımı yok et!” diye haykırırken üzüntüden kalbimin ve düşünmekten başımın ağrıdığı arayış geldi. Nedeni çok basitti.

Continue reading…